MISIR TARIMI
(Ekolojik Ýstekleri)
 
Toprak Ýstekleri
Mýsýr tarýmý için en uygun toprak tipi, su tutma kapasitesi, besin maddesi depolamasý, iþlenme kolaylýðý, iyi drenaj ve havalanma özelliði dolayýsýyla þiltli-killi topraklardýr. Bunun yanýnda sahip olduðu dezavantajlarý en aza indirmek, avantajlarý iyi deðerlendirmek ve gerekli iyileþtirme uygulamalarýný yapmak koþuluyla diðer toprak tiplerinde de mýsýr tarýmý yapýlabilir.
 
Ýklim Ýstekleri
Mýsýr ýlýman ve tropik bölgelerde tarýmý yapýlan bir bitkidir. Farklý iklim koþullarýna adapte olmuþ ticari üretimi yapýlan pek çok mýsýr tipleri mevcuttur. Mýsýrýn yayýlma alaný Kuzey yarým kürede, Kanada’da 58o kuzey enlemlerinden, Güney Afrika’da 35-40o güney enlemlerine kadar uzanýr. Diðer yandan deniz seviyesinden daha alçak yerlerde ve dört bin metre yüksekliklere kadar olan yerlerde mýsýr tarýmý yapýlabilmektedir.
Mýsýr bitkisinin en iyi geliþtiði bölgeler en az 120 donsuz güne ve ortalama 2100-2200 Günlük Geliþme Derecesine sahip yörelerdir. Suyun bol ve sýcaklýðýn ýlýman olduðu orman-mera iklimlerinde en yüksek verim düzeylerine ulaþýlýr.
Mýsýr bitkisi 10-11 oC ‘de çimlenmeye baþlayabilir. Toprak sýcaklýðý 5-10 cm derinlikte 15 oC’ye ulaþtýðý zaman çimlenme hýzlanýr. Mýsýr bir sýcak iklim bitkisi olmasýna raðmen aþýrý sýcaklýk isteyen bitki deðildir. 38 oC’nin üzerinde bir kaç gün devam eden sýcaklýklar bitkiye zarar verir. Mýsýr bitkisinin sýcak gecelerde iyi geliþtiði sanýlmakla birlikte, sýcak ve rutubetli gecelerde iyi bir geliþme görülmez. Genel olarak mýsýr için en uygun koþullarýn soðuk geceler, güneþli günler ve orta sýcaklýk olduðu söylenebilir. Sýk sýk bulutlu havalarýn oluþmasý ve düþük ýþýktan dolayý fotosentezin azalmasý nedeniyle tropik iklimde mýsýr verimi subtropik iklimdekine göre daha düþük gerçekleþir. Bitkinin geliþmesi için optimum ve minimum baðýl nem deðerleri sýcaklýk ve alýnabilen su miktarýna baðlý olmakla birlikte genel olarak %50 ve altýna inen baðýl nem koþullarýnda bitki olumsuz etkilenir. Özellikle tozlanma döneminde ortaya çýkan düþük hava nemi tane baðlamayý aksatýr ve su kayýplarýný arttýrýr. Ülkemizin iklim verileri dikkate alýndýðýnda düþük sýcaklýk, yüksek sýcaklýk ve düþük baðýl nem koþullarýnýn hakim olduðu yöreler dýþýnda kalan bölgelerde uygun çeþit ve sulamayla rahatlýkla mýsýr üretimi yapýlabilir.
 
 
 
Yetiþtirme Tekniði
Toprak Hazýrlýðý
Mýsýr tarýmýnda toprak iþleme tohum yataðýnýn hazýrlanmasý, yabancý ot kontrolü, bitki geliþimini kolaylaþtýracak toprak koþullarýnýn saðlanmasý, anýzýn parçalanmasý ve topraktaki suyun düzenlenmesi amaçlarý için yapýlýr. Toraðýn gereðinden fazla iþlenmesi bir fayda saðlamadýðý gibi, ekonomik ve fiziksel zararlara yol açabilir.
Mýsýr tarýmýnda toprak iþleme uygulamalarý ilk sürüm ve ikileme iþlemleri olarak sýralanabilir. Ýlk sürüm, çim yataðýný parçalamak, anýzý topraða karýþtýrmak, yabancý otlarý yok etmek ve pulluk tabanýný kýrmak için yapýlýr. Ýlk sürümde genellikle dip kazan, kulaklý pulluk, çizel pulluk ve diskli pulluk gibi aletler kullanýlýr. Ýkileme, pullukla sürümden sonra tohum ekimine kadar yapýlan tüm toprak iþlemlerini kapsar. Ýkileme tohum yataðýný bastýrmak, gevþetmek veya inceltmek, bitki kalýntýlarýný kesmek ve yabancý otlarý yok etmek gibi amaçlar için
yapýlýr. Ýkileme iþleminde freze, goble, diskaro, yaylý kültivatör, tarla kültivatörü, diþli týrmýk, tapan ve merdane gibi aletler kullanýlýr.
Dünya’da mýsýr tarýmýnda baþlýca 3 toprak iþleme metodu kullanýlýr. Bunlar klasik toprak iþleme, azaltýlmýþ toprak iþleme ve sýfýr toprak iþleme (toprak iþlemeden ekim) metotlarýdýr. Her metodun diðerlerine göre bazý avantaj ve dezavantajlarý bulunmaktadýr.
 
Ekim
Mýsýr ekiminde önemli konular ekim zamaný, ekim derinliði ve ekim sýklýðýdýr. Ekim Zamaný : Genel olarak ekim zamaný yetiþtiricilik yapýlacak yörenin yükseltisine göre deðiþmektedir. Ülkemizde alçak yörelerde (örneðin Çukurova) en uygun ekim zamaný Nisan ayý baþlarýdýr. Orta ve Doðu Anadolu gibi yüksek bölgelerde ise daha geç tarihlerdeki ekim genellikle iyi sonuç verir. Erken ekimin verim arttýrýcý etkisi bulunmakla birlikte, erken ekim yaparken bazý önlemlerinde birlikte uygulanmasý gereklidir. Aksi taktirde erken ekim fayda yerine zarar getirebilir.
 
Ekim Derinliði: Mýsýrda ekim derinliði iklim ve toprak koþullarýna göre deðiþir. Mýsýr genellikle 2 ile 7,5 cm derinliðe ekilir. Toprak yüzeyinin kuru ve sýcak olmasý durumunda ekim derinliði arttýrýlabilir. Örneðin kuru topraklarda, tohumu daha nemli bir ortama býrakmak için killi topraklarda 7,5-8,5 cm, þiltli topraklarda 10-11,5 cm ve kumlu topraklarda 12,5 cm derinliðe ekim yapýlabilir. Toprak rutubeti ve sýcaklýðýnýn yeterli olduðu topraklarda ve uygun ekim zamanýnda ideal ekim derinliði 5 cm’dir.
 
Ekim Sýklýðý: En uygun ekim sýklýðý kullanýlan çeþide, ekim zamanýna, yetiþtirme amacýna, yükseltiye, iklime, sulama miktarýna ve topraðýn durumuna göre deðiþir. Sýk dikim koçan baðlamayan bitki sayýsýný ve yatmayý arttýrýr, tane/sap oranýný düþürebilir. Ayrýca sýk dikim yapýlan tarlada bitkinin su ve gübre gereksinimi artar. Çok seyrek ekim ise birim alandan alýnan ürün miktarýnýn azalmasýna neden olur.
Mýsýr ekiminde serpme, ocak usulü ve sýraya ekim yöntemleri kullanýlýr. Serpme ekim yöntemi genellikle daðlýk kesimlerde ve küçük arazilere uygulanýr ve dekara 10-11 kg gibi çok yüksek miktarda tohumluk kullanýlýr. Ocak usulü ekimde çýkýþ daha düzenli olur. Sýraya ekim ise elle veya ekim makineleri ile yapýlabilir. En uygun ekim yöntemi ekim makineleri ile sýraya yapýlan ekimdir.
 
      
Bakým
Mýsýr bitkisinde sulama, gübreleme, hastalýk ve zararlýlarla mücadele dýþýnda önemli diðer bir bakým iþlemi yabancý ot kontrolüdür. Mýsýr bitkisinde ilk 3-5 hafta yabancý ot kontrolü bakýmýndan kritik bir dönemdir. Araþtýrma sonuçlarý boyu 15-20 cm’e ulaþan yabancý otlarýn mýsýr verimini olumsuz etkilediðini ortaya koymaktadýr.
Yabancý ot kontrolünde temel prensip, yabancý otun çýkýþýný engellemek veya çýkýþ sýrasýnda kontrol ederek bitkiye vereceði zararý en aza indirmektir. Kültürel mücadele ve kimyasal herbisitle mücadele yabancý ot kontrolünde uygulanan temel metotlardýr.
Kültürel mücadele, uygun ekim nöbeti, toprak iþleme, ekim metodu ve bunlarla birlikte herbisit kullanýmý ile yapýlýr. Kimyasal mücadele ise, yabancý ot tohumlarýnýn çimlenmesini engelleyen, kontakt etkiyle yabancý otlarý öldüren veya fizyolojik olarak hormon sistemini bozarak geliþmesini durduran çok farklý yapýdaki herbisitlerin kullanýlmalarýyla yapýlýr. Yabancý ot türlerinin hepsini kontrol edebilecek tek bir herbisit bulunmamaktadýr. Bu nedenle farklý herbisitler kombine edilerek karýþým halinde veya ayrý ayrý ve farklý zamanlarda uygulanabilirler.
Mýsýr tarýmýnda baþarýlý bir yabancý ot kontrolü ancak erken (ekimden önce) bir planlamayla mümkün olur. Bu amaçla tarlanýn yabancý ot haritasý oluþturularak tarlanýn hangi bölümlerinde, hangi yabancý ot türlerinin mevcut olduðu belirlenir.
 
Sulama
Mýsýr bitkisi yýlýn en sýcak döneminde yetiþen bir bitki olduðundan su tüketimi fazladýr. Ancak bunun yanýnda mýsýr tarla bitkileri arasýnda suyu en etkili kullanan, yani birim su ile en fazla kuru madde üreten bir bitkidir.
Mýsýr bitkisi için faydalý su, yetiþme döneminde yaðan yaðýþ miktarýndan toplam evaporasyon, yüzey akýþý ve sýzan su miktarý çýktýktan sonra kalan su miktarýdýr. Ülkemizin Doðu Karadeniz gibi istisna bölgeleri dýþýnda mýsýr yetiþtirilen bölgelerinde bitkinin geliþme döneminde düþen yaðýþ miktarý, maksimum verim elde etmek için yeterli deðildir. Geniþ mýsýr ekim alanlarýnýn bulunduðu güney ve batý bölgelerimizde yüksek sýcaklýk ve radyasyon ile düþük rutubet toprak yüzeyinden ve bitkinin yapraklarýndan fazla miktarda su kaybýna yol açmaktadýr. Bu bölgelerde yüksek bir verime ulaþabilmek için bitkinin gereksinme duyduðu suyu sulama yoluyla vermek zorunludur. Özellikle entansif (yoðun) tarým (kaliteli tohumluk, yeterli gübre kullanýmý, hastalýk ve zararlýlarla mücadele vb. Bakým iþlemleri) þeklinin uygulandýðý koþullarda, yüksek üretim maliyetlerini karþýlayarak ekonomik bir üretim yapabilmek için iyi hazýrlanmýþ bir sulama programý ile mýsýr bitkisi uygun aralýklarla ve yeterli miktarlarda sulanmalýdýr. Ýyi bir sulama programý bitkinin su ihtiyacýný karþýlamak için ve zaman ve ne kadar su verilmesi gerektiðini gösteren bir planý içerir. Sulama programý hazýrlanýrken bölgenin iklim ve toprak koþullarý, bitkinin görünümü, geliþme dönemi ve kök derinliði gibi faktörlerin dikkate alýnmasý gerekir. Bunun yaný sýra sulamada su kalitesi ve uygulanacak sulama metodu da büyük önem taþýmaktadýr. Sulama metodu yöre ve çiftlik koþullarýna uygun olmalýdýr. Geniþ ekim alanlarý için en uygun sulama þekli merkezi yaðmurlama sistemidir.
 
Hastalýk ve Zararlýlarla Mücadele
Dünyada mýsýr bitkisinde az veya çok zarara neden olan 400 den fazla zararlý türü bulunmaktadýr. Bitkinin farklý geliþme dönemlerinde görülen mýsýr zararlýlarý 5 grupta incelenebilir.
  1. Fidede beslenen zararlýlar :Bunlar bitkinin ilk 5 haftalýk döneminde fide ve köklerde beslenerek bitki sýklýðýný ve saðlýðýný bozarlar
Baþlýcalarý; tel kurtlarý (Tenebroides ve Agroites spp.), bozkurt veya kesici kurtlar ( Agrotis spp.) ve mýsýr maymuncuðu (Tanymecus dilaticollis Gyll.) dur.
            
 
  1. Yaprak ve yaprak helezonunda beslenen zararlýlar:Bunlar bitkinin sapa kalkma döneminde yaprak helezonunda beslenerek bitkiye zarar veriler.
Baþlýcalarý; güz týrtýllarý(Spodoptera frugiperda), þark (Asya) mýsýr kurdu (Ostrinia nubilalis Hübner), mýsýr yeþil kurdu (Heliothis armigera   Hbn) dur.
 
  1. Tepe ve koçan püskülünde beslenen zararlýlar: Bunlar koçan püskülünün tamamýný keserek bitkiye zarar verirler.
Baþlýcalarý; mýsýr kök kurtlarý (Diabrotica spp), mýsýr yeþil kurdu (Heliothis spp.), mýsýr yaprak afiti (Rhopalospium maidis Fith) dir.
 
  1. Koçanda beslenen zararlýlar: Bunlar taneleri yiyerek beslenen zararlýlardýr.
Baþlýcalarý; kokulu böcekler (Nezara viridula), mýsýr yeþil kurdu, güz týrtýllarý ve þark mýsýr kurdudur.
 
  1. Sapta beslenen zararlýlar: Bunlar bitki sapýna saldýrarak yatmaya ve koçan kaybýna neden olurlar.
Baþlýcalarý; þark mýsýr kurdu, mýsýr kök kurtlarý, pembe sap kurdu ( Sesemia spp.) ve güney batý mýsýr kurdu ( Diatreaea grandiosella Dyar.) dur.
 
                                                                
 
Dünya’da mýsýr bitkisinde 60 dan fazla hastalýðýn bulunduðu kabul edilmektedir. Bu hastalýklar genel olarak altý grupta toplanýrlar.
Tohum ve fide hastalýklarý, yaprak hastalýklarý, sap çürüklükleri, koçan çürüklükleri, viral hastalýklar ve nematotlarýn neden olduðu hastalýklardýr. Hastalýk ve zararlýlarla etkili bir mücadele için ön koþul hastalýk ve zararlý etmeninin doðru teþhis edilmesidir. Kesin bir teþhis için genellikle uzman kiþilere ve laboratuar analizlerine gereksinme vardýr. Zira, bazen mýsýr bitkisinde bir hastalýk veya zararlý etmeninin yol açtýðý sanýlan bazý sorunlar, toprak pH’sý, toprak sertliði, genetik bozukluk veya iklim koþullarýndan kaynaklanabilmektedir. Hastalýk ve zararlýlarla mücadeleye baþlamadan önce, hastalýk ve zararlý etmeninin doðru teþhisi, zararýn boyutunun ekonomik zarar eþiðine ulaþýp ulaþmadýðý, uygulanacak mücadelenin maliyeti, mücadele zamaný ve mücadele programýnýn kombinasyonu konularýna aþýrý özen göstermek gerekir.
 
Gübreleme
Azotlu gübreler : Mýsýr bitkisi Karbon, Hidrojen ve Oksijeni serbest havadan alabilirken, havadaki azotu hiç kullanamaz. Topraða verilen azotun ancak yarýsýnýn mýsýr bitkisi tarafýndan kullanýlabilmesi, gerek kalan kýsmýnýn ise çeþitli þekillerde kaybolmasý nedeniyle azot gübrelemesi gübreleme programýnýn en güç kýsmýný oluþturur.
Azot, mýsýr bitkisinin tüm yaþam dönemi süresince kullandýðý bir besin elementidir. Azotlu gübre gereksinimi büyüme periyodu baþlarýnda pek fazla deðilken, ekimin üçüncü haftasýnda birden artar ve püskül oluþumunun 10 gün öncesinden baþlayarak 25-30 gün sonrasýna kadar en yüksek düzeye ulaþýr.
 
Fosforlu gübreler : Bitkinin geliþmesinde azottan sonra en önemli besin elementi fosfordur. Topraktaki ve bitkideki fosfor miktarý azot ve potasyuma göre daha düþük düzeydedir. Ancak fosfor, azotun aksine topraktan yýkanýp kaybolmaz. Mýsýr bitkisinin fosfor bakýmýndan en hassas dönemi mevsim baþlangýcýdýr. Zira, bitki genç döneminde (60-65 cm boya ulaþýncaya kadar) normal büyüme saðlayabilmek için dokularýnda yüksek oranda fosfora ihtiyaç duymaktadýr.
Bu döneminde bitkinin yeterince fosfor alabilmesi için gübre mibzerle sýranýn yanýna uygulanmalý, en az %50’si suda eriyen fosfor gübresi verilmeli ve bir kýsým azot, 3-4 kýsým p2O5 içeren gübreler seçilmelidir. Fosforla birlikte sýraya verilen azot fosforun alýmýný artýrmaktadýr. Yapýlan araþtýrmalar sýraya fosfor uygulamasýnýn serpmeye göre daha ekonomik olduðunu göstermektedir.
 
Potaslý gübreler : Potasyum bitkilerde karbonhidrat oluþmasý ve taþýnmasý için gerekli bir besin maddesidir. Potasyumun mýsýr bitkisinde sap geliþmesini kuvvetlendirir. Eksikliðinde sap iyi geliþemeyerek kýrýlma ve yatmalar görülür. Bunun dýþýnda potasyum kök geliþimini olumlu etkiler, bitkinin soðuða dayanýklýlýðýný artýrýr ve azottan en iyi þekilde yararlanmayý saðlayarak verim düzeyini yükseltir. Bu nedenle mýsýr potasyum ihtiyacý yüksek olan bitkidir. Ancak potaslý gübreler yüksek dozda tuz konsantrasyonu içerdikleri için uygulama çimlenmekte olan tohumdan 4-5 cm uzaða yapýlmalýdýr.
Mýsýr yetiþtiriciliðinde makro veya ana besin elementleri olarak adlandýrýlan azot, fosfor ve potasa genellikle tüm topraklarda ihtiyaç duyulmaktadýr. Sekonder mikro-besin elementlerinde (kalsiyum, magnezyum vb.) ise durum farklýdýr. Bunlarýn ancak bitkinin gereksinmesine ve topraðýn durumuna göre uygulanmasý gerekir.
Gübrelerin uygulama zamanýný belirlemede temel prensip, bitkinin geliþme dönemlerinde toprakta her an alýma hazýr besin maddesi bulunmasýný saðlayacaktýr. Bunun için, mýsýr büyümesi sýrasýnda hangi dönemde, hangi besin maddesini ne kadar aldýðýný bilmek gerekir.
 
 
Hasat Harman
Mýsýrda hasat olgunluðu tanelerdeki nem oraný ölçülerek tayin edilir. Nem ölçme olanaðýnýn olmadýðý durumlarda olgunluk tanedeki deðiþim gözlenerek anlaþýlmaya çalýþýlýr. Fizyolojik olgunluða ulaþan mýsýr taneleri yaklaþýk %35 oranýnda nem içerir. Oran %30-32 düzeyine gerilediðinde mýsýr olgunlaþmýþ sayýlýr. En uygun hasat zamaný tanedeki nem oranýnýn %20-25 civarýnda olduðu dönemdir.
 
Erken hasat genellikle tercih edilen bir durumdur. Böylece sap çürümesi ve rüzgardan dolayý yatma riski azalýr, sonbahar yaðýþlarýna yakalanma ihtimali azalýr ve hasat kayýplarý en aza indirilmiþ olur. Erken hasadýn en önemli dezavantajý ise, kurutma için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulmasýdýr. Hasadýn gecikmesi ürün kaybýnýn artmasýna ve kalitenin düþmesine neden olur.
Hasat iþlemi elle veya bu iþ için geliþtirilmiþ hasat makineleriyle yapýlýr. Çeþitli hasat makineleri içinde en çok biçerdöver ve koçan toplayýcý hasat makineleri kullanýlýr. Makineli hasatta makine ayarlarýnýn ve çalýþma hýzýnýn doðru belirlenmesi, hasat kayýplarýnýn azaltýlmasý bakýmýndan büyük önem taþýmaktadýr.
                                               
 
Kurutma Depolama
Uzun süreli depolanacak mýsýrýn depolanmadan önce kurutulmasý gerekir. Kurutma havalandýrma suretiyle (doðal olarak) yapýlabilmekle beraber bu yöntem pek kullanýlmaz. Yaygýn kurutma yöntemi ýsýtýlmýþ hava ile suni kurutmadýr. Kurutma iþlemi ile mýsýr tanesindeki rutubet oranýnýn %13-14’e indirilmesi gerekir. Tanedeki nem oranýnýn daha yüksek olmasý durumunda, depoda (siloda) solunumdan dolayý sýcaklýk artar, buna baðlý olarak hava nemi yükselerek küflenme oluþur. Küf mantarý tarafýndan üretilen zehirli maddeye « afla toksin » denir.
 
                                                                                     
 
       Mýsýr Tarýmýnýn usulüne uygun olarak yapýlmasý ve yüksek verim için bilimsel bir yaklaþýmla, Çiftçi ve Üreticilerimizi bilgilendirme amaçlý hazýrlanmýþ bu çalýþmanýn sizlere faydalý olduðunu umuyor, Ülke kalkýnma mücadelemizde daha uzun bir süre birlikte çalýþma temennimizle bol kazançlý, saðlýklý ve baþarý dolu bir yaþam temenni ediyoruz.
 
RAMAÞ A.Þ.
Tarým destek bölümü